Normal Doğumun evreleri, doğum eylemi rahimde düzenli kasılmaların başlamasıyla beraber değerlendirilmektedir. Bebeğin doğumuyla devam ederek plasentanın ayrılmasına kadar olan süreçte evre evre doğum aşamaları belirlenmektedir. Doğumun hangi aşamalardan oluştuğunu bilmek, anne adaylarının bu sürece daha bilinçli ve hazırlıklı yaklaşmasına sebep olmaktadır.
Tıbbi açıdan değerlendirildiğinde doğum süreci rahmin güçlü yapısının düzenli aralıklarla kasılıp gevşemesiyle başlamaktadır. Kasılmaların temel amacı, rahmin ağzını açmak ve bebeği doğum kanalından itmektir. Her kadın için doğum deneyimi farklı olsa bile doğum sancıları genelde regl kramplarına benzer biçimde kasık ve bel bölgesinde hissedilmektedir.
Normal doğum, annenin vücudunu kendi hormonlarıyla yönettiği ve tabiatına en uygun şekilde ilerleyen doğum şekli olarak değerlendirilmektedir. Normal doğum sürecinin tamamı belirli aşamalar ve evreler halinde gerçekleşmektedir.
Normal doğum, hamileliğin 37 ile 42. haftası arasında gerçekleşebilmektedir. Bu dönemin tıbbi ismi “term gebelik” olarak ifade edilmektedir. Bebeğin doğum için hazır olduğu zaman aralığı olarak ifade edilmektedir. Bazı durumlarda anne ve bebeğin sağlık durumu göz önüne alınarak doğum zamanı doktor tarafından planlanmakta ve müdahale başlatılabilmektedir.
Doğum Öncesi Anne ve Bebek Sağlığı Takibi
Doğum süreci başladığında anne ve bebek devamlı kontrol altında tutulmaktadır. Kontrollerin amacı anne bebeğin sağlığının iyi olduğunu görmek ve olası riskleri erken tespit edebilmektedir. Doğum öncesi anne adayının hayati bulguları kontrol edilmektedir. Ölçülen değerlerle annenin genel durumunu, olası komplikasyonları, enfeksiyon belirtilerini izlemek için takip gereklidir. Ayrıca annenin idrara çıkışı takip edilip böbrek fonksiyonları kontrol edilmektedir. Doğum esnasında bebeğin kalp atışlarının düzenli takip edilmesi bebeğin anne karnında iyi durumda olup olmadığını göstermektedir.
Bebeğin pozisyonu ve ilerleyişi de bu süreçte takip edilmektedir. Dışarıdan karın muayenesi yapılarak bebeğin duruşu değerlendirilmektedir. Bebeğin başı doğum kanalında aşağıya doğru indikçe annenin karnının biçiminden ya da elle muayene yapılarak anlaşılabilmektedir.
Doğumun Yaklaştığına Dair Belirtiler
Doğum eyleminin başlangıcında anne ve bebekten kaynaklanan pek çok hormonal değişiklik rol oynamaktadır. Gebeliğin son haftası geldiğinde rahim kasları doğuma hazırlanmaktadır. Düzenli kasılmaların ortaya çıkması buna işarettir. Bu kasılmalar sayesinde rahim ağzında yumuşama, incelmenin ve açılmanın meydana geldiği görülmektedir.
Doğumun yaklaştığını şu belirtiler göstermektedir:
- Düzenli ve giderek sıklaşan rahim kasılmaları
- Bel ve kasıkta ağrı
- Mukus tıkacının atılması
- Amniyoz zarında açılma
- Pelvis bölgesinde baskı hissi
- Bebeğin aşağı doğru yerleşimi
Belirtiler ortaya çıktığında doğumun kısa süre içinde başlayacağı anlaşılmaktadır. Doğumdan günler ya da haftalar sonra bazı ağrılı kasılmaların görülmesi normaldir. Bununla birlikte doğum, kasılmalar düzenli şekilde ve rahim ağzını açacak kadar kuvvetli olmayana kadar başlamamaktadır.
Doğum olayı, her kadın için özel bir süreçtir. Hiç kimsenin doğumu başka birininkine benzememektedir. Birden fazla doğum yapan kadın, her doğumunda farklı deneyimler yaşadığını söylemektedir.
Doğum öncesi son muayene yapıldığında Op. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu, bebeğin büyüklüğünü, doğum kanalını ve bebeğin kanala giriş şeklini değerlendirip normal vajinal doğum için uygun kararı vermektedir. Bu değerlendirmede pelvis girimi, pelvis boşluğu ve pelvis çıkımı değerlendirilmektedir.
Normal Doğumun Evreleri
Doğum anne ve bebeğin birlikte deneyimlediği, doğal ve karmaşık bir süreçtir. Doğum eylemi açılma evresi, bebeğin doğumu ve plasentanın ayrılması olarak üç temel evreden oluşmaktadır. Bazı değerlendirmelerde doğum sonrası ilk saatler dördüncü evre olarak ele alınmaktadır.
Doğumun her evresinin kendine özgü özellikleri ve fizyolojik değişimleri bulunmaktadır. Anne adaylarının normal doğumunun evreleri hakkında doğru bilgilere sahip olması, doğum sürecine daha bilinçli hazırlanmasına ve doğum deneyimini daha güvenli şekilde yaşamasına neden olduğundan Op. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu gibi kadın doğum uzmanları, anne adaylarının ve bebeğin sağlığına yönelik sürecin en iyi şekilde yönetilmesini sağlamaktadır.
Normal Doğumun İlk Evresi
Doğumun ilk evresi, doğum eyleminin başlamasından rahim ağzının tam olarak açılmasına kadar geçen süreçtir. Doğumun en uzun evresi ilk aşamadır. İlk doğumlar için 14-18 saat, 2. ve 3. doğumlar içinse 10-12 saat sürdüğünü söylemek mümkündür. Bu aşamada, düzenli ağrılar ve kasılmalar başladıktan sonra epidural anestezi uygulanarak hastanın ağrı hissi bloke edilmektedir. Böylece hasta ilk aşamayı daha rahat geçirmektedir.
Birinci evrenin ilk bölümü, erken doğum fazı olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamada rahim ağzı, yaklaşık 6 cm kadar açılabilmektedir. Genel olarak kasılmalar hafif ve orta şiddetlidir. Günlük aktiviteler sürdürülebilmektedir. Bu faz birkaç saat sürebileceği gibi bazı kadınlarda bir günden fazla sürebilme olasılığı vardır.
Rahim ağzı yaklaşık 6 cm kadar açıldıktan sonra aktif faz başlamaktadır. Bu dönemde doğum süreci belirgin şekilde başlamış denebilir. Kasılmalar daha güçlü hale gelmiştir ve kasılmalar arasındaki süre azalmıştır. Rahim ağzının açılma hızı artmaktadır. Anne adayı daha fazla ağrı hissi duymaktadır. Bu fazda kasılmalar genelde 3-5 dakikada bir gelmektedir. Yaklaşık 40-60 saniye kadar sürmektedir. Bu aşamada doğumun ilerleyişi doktor tarafından yakından takip edilmektedir.
Birinci evrenin son kısmı, geçiş fazı olarak adlandırılmaktadır. Bu fazda rahim ağzı 8-10 cm kadar açılmaktadır. Pek çok kadın tarafından doğumun en zorlayıcı kısımlarından biri olarak ifade edilmektedir. Çok güçlü kasılmalar, sırt ağrıları, titreme, teleme, mide bulantısı, baskı hissi ve duygusal dalgalanmalar bu fazda görülebilen tipik belirtilerdir. Rahim ağzının tamamen açılmasından sonra birinci evre sona ermekte ve ikinci evreye geçilmektedir.
Bebeğin doğum kanalından geçebilmesi için rahim ağzının tam açılması gerekir. Rahim ağzı yeterli genişliğe ulaşmadan bebeğin ilerlemesi mümkün değildir. Bu nedenle doğumun ilk aşamasında muayene yapıldığında servikal açıklık düzenli şekilde değerlendirilmektedir. Açılma ilerlediğinde doğum normal şekilde devam etmiş demektir.
Normal Doğumun İkinci Evresi
Rahim ağzının tamamen açılmasıyla başlayan süreç, doğumun ikinci evresi olarak adlandırılmaktadır. Bu aşama bebeğin doğum kanalından geçip dış dünyaya ulaştığı kısımdır. Doğum esnasında bebek, çeşitli hareketler yapıp annenin pelvis yapısına uyum sağlamaktadır. Başın yana yönelmesi ve eğilmesi, dönme hareketleri ve omuzların yer değiştirmesi, bebeğin doğum yolculuğundaki değişimlerdir. Bu uyum hareketleri sırasında bebeğin doğum kanalından daha kolay geçmesi mümkündür.
Rahim ağzının tam açılmasıyla anne adayında kuvvetli bir ıkınma isteği oluşabilmektedir. Kasılmaların şiddeti daha da artmaktadır. Annede, bebeği aşağı doğru itme hissi oluşmaktadır. Sağlık ekibi tarafından anne adayına doğru nefes ve ıkınma teknikleri konusunda yardımcı olunmaktadır. Bu sayede bebeğin doğum yolculuğu daha kolay hale gelebilmekte ve doğum süresi kısalabilmektedir.
Bebeğin başı vajinal açıklıkta görünmeye başladığında, sonra omuzlar ve vücudun geri kalanı doğmaktadır. Artık bebek dünyaya gelmiştir. Bebeğin solunumu değerlendirilmekte, rengi ve kas yapısı incelenmektedir. Gerektiğinde hava yolları hemen temizlenmektedir. Anneyle artık ten tene temas sağlanabilmektedir. Anneyle ten tene temasta zaman kaybedilmediğinde anne ve bebek arasındaki bağ kuvvetlenmektedir. Bu da emzirmenin başlamasına destektir.
Normal Doğumun Üçüncü Evresi
Bebek doğduktan sonra başlayıp plasentanın dışarı atılmasıyla sona eren süreç üçüncü evredir. Doğum başladıktan sonra plasenta görevini tamamlayarak rahimden ayrılmaktadır. Doğumun üçüncü evresi, aşırı kanama riski olabileceğinden önemlidir. Bu nedenle doktor ve sağlık ekibi tarafından rahim kasılmaları değerlendirilmekte, kanama miktarı izlenmekte ve gerektiğinde rahim kasıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Rahmin yeterince kasılmasıyla doğumdan sonraki kanama önlenmektedir.
Genelde ilk doğumların tamamına yakınında epizyotomi açılmakta ve düzgünce onarılmaktadır. Onarım esnasında hastaya hafif bir anestezi uygulanarak bu işlemin hem doktor hem de anne tarafından daha konforlu olması sağlanmaktadır.
Normal Doğumun Dördüncü Evresi
Anne ve bebeğin buluşturulduğu süreçten sonra artık doğumun dördüncü evresi başlamış demektir. Her ne kadar vajinal doğumun 3 aşamadan oluştuğu belirtilse de doğum sonrasında ilk 2 saat dördüncü evre olarak kabul edilebilmektedir. Bu süreçte annenin sağlığı yakından izlenmektedir.
Bu dönemde anne sağlığında şu faktörler yakından takip edilmektedir:
- Tansiyon
- Nabız
- Kanama miktarı
- Rahim kasılmalarındaki durum
- Ağrı seviyesi
- Annenin genel sağlık durumu
Anne sağlığı yakından takip edilerek bu süreçte oluşabilecek komplikasyonlar erken dönemde tespit edilebilmektedir. Dördüncü evre, anne-bebek bağının güçlenmesi için oldukça kıymetlidir. Ten tene temasla anne- bebeğin birbirini hissetmesi sağlanır. Emzirme başlatılmakta ve bebeğin ilk muayeneleri yapılmaktadır.
Doğum Aşamalarında Ağrı Yönetiminde Kullanılan Yöntemler
Her doğum süreci birbirinden farklılık göstermektedir. Doğum sürecini ve ilerlemesini etkileyebilen pek çok unsur bulunmaktadır. Bu nedenle doğum süreci, kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Doğumun her evresinde ağrı hissedilebilmektedir. Ağrı şiddeti de kişiden kişiye farklılık gösteren bir unsurdur.
Doğum aşamalarında ağrı yönetiminde kullanılan yöntemler şöyledir:
- Nefes egzersizleri
- Gevşeme hareketleri
- Hareket etme ve pozisyon değiştirme
- Masaj uygulanması
- Sıcak uygulama
- Epidural anestezi
- Tıbbi ağrı kesici yöntemler
Uygun yöntem seçilmesinde anne adayının ihtiyaçları ve klinik durumu etkilidir.