PCOS (polikistik over sendromu) hastalığın sadece yumurtalıklardan ibaret olmadığı vurgulanmak amacıyla güncellenen yeni adıyla PMOS (poliendokrin metabolik over sendromu), kadınlarda metabolik ve hormonal dengeleri etkileyip yumurtlamayı bozan yaygın endokrin bozukluk olarak bilinmektedir. Oldukça sık görülen bir hormonal bozukluk olarak çok sayıda küçük kist oluşumuyla ilişkilendirilse dahi, esas sorun hormon dengesizliğidir. PCOS (PMOS);
- Adet düzensizliği
- Tüylenmede artış
- Kilo kontrolünde sorun
- Yumurtlama ve akne bozukluğuyla ortaya çıkmaktadır.
Doğurganlık üzerinde etkisi sebebiyle erken tanı ve süreci doğru yönetme önemlidir.
PCOS(PMOS), kadınların %10-15’inde gözlemlenmektedir. Klinik bir durum olmasıyla kadın sağlığı uzmanı Op. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu deneyimiyle teşhis ve tedavi edilmektedir. Teşhis konulurken bazı kriterler önemlidir. Yumurtlamanın seyrek olması veya hiç olmaması, hiperandrojenizm belirtilerinin olması, ultrasonda overlerde polikistik görünümü belirtilerde yer almaktadır. Bu sendrom sadece günlük yaşamı etkilemekle kalmamaktadır. Diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi uzun vadeli sağlık problemlerine de yol açabilmektedir.
PCOS’un(PMOS) Genel Sebepleri
PCOS(PMOS), genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Aile öyküsünde bu sorun olan kişilerde hormon düzensizliği ve insülin duyarlılığıyla alakalı bazı genlerin aktarılması sonucunda hastalığa yatkınlığın arttığını söylemek mümkündür. Düşük seviyede iltihaplanmaysa hem androjen salınımını tetikleyebilmekte hem de kardiyovasküler riskleri yükseltebilmektedir. Aynı zamanda doğum öncesi dönemde yüksek androjene maruz kalan bebeklerde ilerleyen yaşlarda PCOS(PMOS) gelişme ihtimali artmaktadır.
PCOS’un sebepleri şu şekilde ele alınabilmektedir:
- Genetik yatkınlık
- İnsülin direnci
- Yüksek androjen düzeyi
- Hormonal dengesizlik
- Düşük seviyede kronik inflamasyon
- Doğum öncesi androjen maruziyeti
- Metabolik bozukluk
Bu sorunun neden olduğu tam olarak bilinmemektedir. Genel olarak genetik yatkınlıklar üzerinde daha fazla durulmaktadır. Bununla birlikte obezite ve diyabet sorunu olan kişilerin bu sendroma yakalanması daha sık görülmektedir.
PCOS tablosunun ortaya çıkmasında, yaşamsal ve çevresel alışkanlıkların da payının büyük olduğunu belirtmek gerekir. Beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite seviyesi ve maruz kalınan çevresel toksinler de hormonal denge üzerinde etkilidir.
Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, bu yönde önemli etkiye sahiptir. Bu tip yaşamsal ve çevresel alışkanlıklar, kilo almaya ve insülin direncine katkıda bulunup, PCOS gelişimine zemin hazırlayabilmektedir. Bazı araştırmalar, endokrin bozucu kimyasalların da hormonal dengeyi önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Bu doğrultuda risk altındaki kadınların erken dönemde kadın doğum uzmanı Op. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu’na kontrole gitmeleri, ileride yaşanabilecek problemlerin önüne geçebilmektedir.
PCOS’un Bilinen Belirtileri
PCOS’un anlaşılabilmesi için genelde adet düzensizliği yaşayan ya da çocuk sahibi olmakta zorlanan kadınlar araştırılmaktadır. Sorunun teşhisi için öncelikle hastanın şikayetlerine ve tıbbi geçmişine bakılmaktadır.
PCOS(PMOS) tanısı, sadece tek bir test sonucuna bakılarak konulmamaktadır. Tanı sürecinde kişilerin şikayetleri, tıbbi öyküleri, fiziki muayene bulguları, laboratuvar değerlendirmeleri ve görüntüleme yöntemleri ele alınmaktadır. PCOS(PMOS) belirtileri farklı kişilerde farklı şekillerde ortaya çıkabildiği için bazı hormonal hastalıkların PCOS’a benzer belirtiler gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle teşhis süreci, çoğu kez ayrıntılı ve çok yönlü şekilde gerçekleştirilmektedir.
Teşhis sürecinin ilk aşamalarından biri kadınların sağlık öykülerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesidir. Belirtilerin ne zaman başladığı ve kişilerin hayat tarzlarıyla ilgili olabilecek etkenler değerlendirilmektedir. Bazı kadınlar yıllarca düzensiz adet görüp bunu normal olarak kabul edebilmektedir. Bu bilgiler doktor tarafından oldukça önemsenerek ele alınmaktadır.
Teşhis esnasında fiziksel muayenenin önemi tartışılamaz. Muayene sorasında sadece üreme sistemi değil genel sağlık durumu da incelenmektedir. Bazı değerlendirmeler ışığında, daha doğru bir teşhis konulabilmektedir. Boy ve kilo ölçülerek vücut ağırlığı değerlendirilmektedir. Karın çevresinde yağlanma olan bazı kadınların metabolik riskler taşıdığı görülebilmektedir.
PCOS(PMOS) teşhisinde laboratuvar testlerin önemi büyüktür. Bu testler sadece PCOS’u destekleyen bulguları araştırmak için yapılmamaktadır. Benzer belirtilere sebep olabilecek farklı hastalıkları dışlamak böylece hızlı ve sorunsuz olmaktadır.
PCOS(PMOS) teşhisinde önemli bir nokta, yumurtalıklarda polikistik görünüm olmasının tek başına PCOS(PMOS) teşhisi anlamına gelmediğidir. Ultrason, teşhis sürecinin önemli bir parçasıdır.
PCOS’un Genel Belirtileri
PCOS’un genel belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Bazı kadınlar sadece adet düzensizliği yaşarken bazıları da tüylenme, sivilce, kilo değişikliği ve yumurtlama sorunlarıyla mücadele edebilmektedir. Bu sorun genelde adet düzensizlikleri ve erkeklik hormonu fazlalığına bağlı şekilde kendini belli etmektedir.
PCOS’un en çok görülen belirtileri şu şekilde değerlendirilebilmektedir:
- Yüksek LH ve FSH oranı
- Yüksek kilo ve kilo almada zorluk
- Yüz, göğüs, karın ve sırt bölgesinde tüylenmenin artması
- Ciltte yağlanma ya da sivilce artışı
- Saç dökülmesi ve erkek tip kelleşme
- Yumurtlama sorunu sebebiyle hamilede kalmada zorluk
- Karın bölgesinde rahatsızlık ve ağrı hissi
- Ciltte koyu lekeler
- Ruh halinde değişiklikler, kaygı ve depresyon
- Kan şekerinde dengesizlik ve insülin direnci
Belirtiler uzun süredir devam ediyorsa uzman değerlendirmesi hayatı kolaylaştırmaktadır. Erken teşhis edilen durumlarda kişiye özel sağlık planlaması yapılmaktadır. Bazı kadınlar belirtileri hafif geçirirken bazıları da belirtilerden kaynaklı şikayetleri dile getirmektedir.
PCOS(PMOS) sadece fiziksel belirtiler gösteren bir hormonal bozukluk değildir. Bazı kadınlarda özgüven kaybı, sosyal kaygılar, enerji düşüklüğü ve günlük yaşam kalitesinde azalmalar görülmektedir. Bu nedenle sadece fiziksel yönden değil kadınlara yaşam kalitesi yönünden de destek verilmektedir.
PCOS’un İlk Belirtileri
PCOS(PMOS) belirtileri, genelde ergenlik döneminde kendini göstermektedir. Genç kızların henüz yaşadıkları durumları anlamlandıramamasıyla birlikte normal ergenlik süreci olarak da değerlendirilebilmektedir. Adet düzensizliği, sivilce ve cilt yağlanmalarında artış, kilo değişimi, tüylenmede artış normal ergenlik sürecinin bir parçası olduğundan aileler bu sorunların üzerinde durmayabilmektedir. PCOS’un ilk belirtileri her kadında farklı yaşlarda görülebilmektedir.
Ergenlik dönemi, hormonal değişimlerin yoğun yaşandığı bir süreçtir. Bu açıdan PCOS(PMOS) belirtilerini normal ergenlik sürecinden ayırmak zor olabilmektedir. Erken değerlendirme yapılarak PCOS(PMOS) varsa bu konuda ergenlik çağında gençler bilinçlendirilerek hayatları kolaylaşmaktadır. Uzun zamandır devam eden belirtiler, belirgin haldeki hormonal bulgular ya da günlük yaşamı etkileyen değişiklikler değerlendirme yönünden önemlidir.
PCOS(PMOS) Belirtilerinde Düzenli Takibin Önemi
PCOS(PMOS) yönetiminde sadece belirtilerin fark edilmesi yeterli değildir. Düzenli sağlık takibinin yapılması da oldukça önemlidir. Metabolik ve hormonal süreçlerin zamanla değişebileceği göz önünde bulundurularak belirli aralıklarla yapılan değerlendirmelere gerek vardır. Böylece belirtiler izlenebilmekte ve sağlık durumu bütüncül olarak ele alınmaktadır. PCOS(PMOS) belirtilerinde düzenli takibin önemi, sadece teşhis açısından değil, teşhis sonrasında değerlendirmeler yönünden de yadsınamaz.
PCOS(PMOS) yönetiminde adet döngüsünün en önemli değerlendirme alanlarından biridir. Çoğu zaman uzun dönemli yaklaşım gerektiren bir hormonal bozukluk olduğundan adet döngüsünde görülebilecek değişikliklerin takibi yapılmaktadır. Uzun adet döngüleri, adet gecikmeleri, seyrek adet görme ve kanama düzeninde farklılıklar mutlaka göz önünde bulundurulmaktadır.
Gebelik Planlayan Kadınlarda PCOS(PMOS) Belirtilerini Düzenli Takip
Gebelik planlaması yapılıyorsa, PCOS(PMOS) belirtilerine dikkat etmek ve belirtileri ihmal etmemek gerekmektedir. PCOS(PMOS) yumurtlama düzenini etkileyebildiğinden gebelik sürecini doğrudan ya da dolaylı yönden etkileyebilecek bir faktördür. Bu durum her bireyde aynı şekilde görülmemektedir. Bazı kişiler doğal yollarla gebelik elde edebilirken bazıları içinse ciddi ve uzun bir takip ve planlama sürecine ihtiyaç vardır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda PCOS(PMOS) belirtilerini düzenli takip hem sürecin doğru yönetimi hem de olası problemlerin erken fark edilmesi açısından gereklidir.
Düzenli takip yapıldığında yumurtlama süreci daha iyi anlaşılmaktadır. Kadınlar adet döngülerini takip ederek ya da bazı tıbbi yöntemlerle yumurtlama düzeni hakkında bilgi ve farkındalık sahibi olabilmektedir. Aynı zamanda insülin direnci kontrol altına alındığında yumurtlama düzeyinde iyileşme söz konusudur.